65 Yaşında Bir İlk: Dede Olmanın Eşiğinde

65 yaşında bir babanın ilk torununu beklemesi nasıl bir duygudur? Tarif etmesi kolay değil… Müthiş bir heyecan, derin bir sevinç, yılların içinden süzülüp gelen bir özlem ve belki de en çok, tatlı bir beklenti… Hangisini söylesem eksik kalır, hangisini anlatsam yetmez gibi.

65 Yaşında Bir İlk: Dede Olmanın Eşiğinde
GİRİŞ 16.04.2026 23:55 GÜNCELLEME 17.04.2026 04:13

Düşünsenize… Bir zamanlar sabahın ilk ışıklarıyla dünyaya “merhaba” diyen o küçücük yavru, şimdi bir başka “merhaba”nın eşiğinde. O günleri dün gibi hatırlıyorum. Sakinliğiyle, usluluğuyla, pırıl pırıl bakışlarıyla içimizi ısıtan bir bebekti. Zaman su gibi aktı… Okul yılları, başarılarla dolu bir eğitim hayatı, ardından iş yaşamında attığı sağlam adımlar… Her birinde ayrı bir gurur, ayrı bir mutluluk yaşattı bize.

 

Derken askerlik, hayatın sorumlulukları ve en güzel sürprizlerden biri… Ailemize kattığı o zarif, o içten gelin kızımız. İki genç insanın hayat kurma çabası, emekleri, sabırları… Ev kurmalar, düzenlerini oturtmaları, hayata birlikte tutunmaları… Hepsi gözümüzün önünde, adım adım yaşandı.

 

Ve şimdi… Bizi bambaşka bir duygunun eşiğine getiren o güzel haber.

 

İnsan, kendi evladının büyümesini izlerken zaten zamanın ne kadar hızlı geçtiğini fark ediyor. Ama torun haberiyle birlikte zaman sanki bir kez daha anlam kazanıyor. Artık sadece geçmişi hatırlamıyor, geleceği de sabırsızlıkla bekliyorsun. Kalbinin bir köşesinde yeni bir yer açılıyor; daha görmeden sevdiğin, daha dokunmadan özlediğin bir can için…

 

Şimdi en büyük duamız; kuzumuzun sağlıkla, huzurla aramıza katılması. Onu kucağımıza alacağımız günü dört gözle bekliyoruz. Her geçen gün, her geçen saat biraz daha büyüyor içimizdeki heyecan.

 

Dede olmak… Sadece bir unvan değil aslında. Birikmiş sevginin yeniden filizlenmesi, tecrübenin şefkate dönüşmesi, sabrın daha da derinleşmesi demek. Evlat yetiştirirken zamanın telaşına kapılan bizler için, torun bir anlamda “yavaşlama” ve “daha çok hissetme” fırsatı.

 

Artık yeni bir sorumluluğumuz var. Belki eskisi kadar hızlı koşamıyoruz ama daha çok sarılmayı, daha çok dinlemeyi, daha çok sevmeyi biliyoruz. Dede olmanın da kendine has bir asaleti, bir duruşu, bir de tatlı prensipleri var elbet… Şımartmak serbest, sevmek sınırsız, yanında olmak ise en büyük görevimiz.

 

Hayat, bazen en güzel hediyelerini tam da “artık her şeyi gördüm” dediğimiz anda veriyor. Ve biz şimdi o hediyenin eşiğindeyiz.

 

Hoş geldin demeye hazırız kuzum… Seni bekleyen bir dede var.

 

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL